15 March
ben sana mecburum bilemezsin
adını mıh gibi aklımda tutuyorum
büyüdükçe büyüyor gözlerin
ben sana mecburum bilemezsin
içimi seninle ısıtıyorum
ağaçlar sonbahara hazırlanıyor
bu şehir o eski istanbul mudur?
karanlıkta bulutlar parçalanıyor
sokak lambaları birden yanıyor
kaldırımlarda yağmur kokusu
ben sana mecburum sen yoksun
sevmek kimi zaman rezilce korkuludur
insan bir akşam üstü ansızın yorulur
tutsak ustura ağzında yaşamaktan
kimi zaman ellerini kırar tutkusu
birkaç hayat çıkarır yaşamasından
hangi kapıyı çalsa kimi zaman
arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu
fatih'te yoksul bir gramafon çalıyor
eski zamanlardan bir cuma çalıyor
durup köşe başında deliksiz dinlesem
sana kullanılmamış bir gök getirsem
haftalar ellerimde ufalanıyor
ne yapsam ne tutsam nereye gitsem
ben sana mecburum sen yoksun
belki haziranda mavi benekli çocuksun
ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor
bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden
belki yeşilköy'de uçağa biniyorsun
bütün ıslanmışşın tüylerin ürperiyor
belki körsün kırılmışsın telâş içindesin
kötü rüzgâr saçlarını götürüyor
ne vakit bir yaşamak düşünsem
bu kurtlar sofrasında belki zor
ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden
ne vakit bir yaşamak düşünsem
sus deyip adınla başlıyorum
içim sıra kımıldıyor gizli denizlerin
hayır başka türlü olmayacak
ben sana mecburum bilemezsin…
17 February
BİR GÜN BENİ SEVEBİLİR MİSİN?
SANA ELLERİMİ UZATTIĞIMDA AVUÇLARINA ALIP,
SIMSICAK NEFESİNLE KÜÇÜCÜK BİR ÖPÜCÜK KONDURUR MUSUN ELLERİME?
YÜREĞİNDE BANA YER VERİR MİSİN?
BAŞIMI OMUZUNA KOYDUĞUMDA OKŞAR MISIN ILIK NEFESİNLE SAÇLARIMI?
FISILDAR MISIN KULAĞIMA SEVGİNİ?
KÜÇÜCÜK BİR ÖPÜCÜK KONDURUR MUSUN DUDAKLARIMA?
GÖZLERİME BAKAR MISIN SEVGİYLE?
BENİ SEV EY YABANCI!DALGALARIN KAYALARI SEVMESİ GİBİ...
HOYRAT RÜZGARIN AĞAÇLARI,GÜNEŞİN TOPRAĞI SEVMESİ GİBİ...
YAĞMURUN BİTKİLERİ SEVMESİ GİBİ;
SEN DE BENİ DELİCESİNE SEV YABANCII!