***@®Å§ dÂg£Í**...'s profilebilmiyrm neredeyim ben k...PhotosBlogListsMore Tools Help

Blog


    25 March

    D€Šëm kì...

    Desem ki vakitlerden bir Nisan akşamıdır,
    Rüzgârların en ferahlatıcısı senden esiyor,
    Sende seyrediyorum denizlerin en mavisini,
    Ormanların en kuytusunu sende gezmekteyim,
    Senden kopardım çiçeklerin en solmazını,
    Toprakların en bereketlisini sende sürdüm,
    Sende tattım yemişlerin cümlesini.
    Desem ki sen benim için,
    Hava kadar lazım,
    Ekmek kadar mübarek,
    Su gibi aziz bir şeysin;
    Nimettensin, nimettensin!
    Desem ki...
    İnan bana sevgilim inan,
    Evimde şenliksin, bahçemde bahar ;
    Ve soframda en eski şarap.
    Ben sende yaşıyorum,
    Sen bende hüküm sürmektesin.
    Bırak ben söyleyeyim güzelliğini,
    Rüzgârlarla, nehirlerle, kuşlarla beraber.
    Günlerden sonra bir gün,
    Şayet sesimi fark edemezsen,
    Rüzgârların, nehirlerin, kuşların sesinden,
    Bil ki ölmüşüm.
    Fakat yine üzülme, müsterih ol;
    Kabirde böceklere ezberletirim güzelliğini ,
    Ve neden sonra
    Tekrar duyduğun gün sesimi gök kubbede,
    Hatırla ki mahşer günüdür
    Ortalığa düşmüşüm Seni arıyorum.
    Seni, Seni, Seni

    15 March

    Bèn ŠÀñ m€CBuRuM...

    ben sana mecburum bilemezsin
    adını mıh gibi aklımda tutuyorum
    büyüdükçe büyüyor gözlerin
    ben sana mecburum bilemezsin
    içimi seninle ısıtıyorum

    ağaçlar sonbahara hazırlanıyor
    bu şehir o eski istanbul mudur?
    karanlıkta bulutlar parçalanıyor
    sokak lambaları birden yanıyor
    kaldırımlarda yağmur kokusu
    ben sana mecburum sen yoksun

    sevmek kimi zaman rezilce korkuludur
    insan bir akşam üstü ansızın yorulur
    tutsak ustura ağzında yaşamaktan
    kimi zaman ellerini kırar tutkusu
    birkaç hayat çıkarır yaşamasından
    hangi kapıyı çalsa kimi zaman
    arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu

    fatih'te yoksul bir gramafon çalıyor
    eski zamanlardan bir cuma çalıyor
    durup köşe başında deliksiz dinlesem
    sana kullanılmamış bir gök getirsem
    haftalar ellerimde ufalanıyor
    ne yapsam ne tutsam nereye gitsem
    ben sana mecburum sen yoksun

    belki haziranda mavi benekli çocuksun
    ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor
    bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden
    belki yeşilköy'de uçağa biniyorsun
    bütün ıslanmışşın tüylerin ürperiyor
    belki körsün kırılmışsın telâş içindesin
    kötü rüzgâr saçlarını götürüyor

    ne vakit bir yaşamak düşünsem
    bu kurtlar sofrasında belki zor
    ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden
    ne vakit bir yaşamak düşünsem
    sus deyip adınla başlıyorum
    içim sıra kımıldıyor gizli denizlerin
    hayır başka türlü olmayacak
    ben sana mecburum bilemezsin…

    13 March

    Dağlarda Kar Olsaydım.....!!

    Şu dağlarda kar olsaydım...
    Bir asi rüzgâr olsaydım...
    Arar bulur muydun beni,
    Sahipsiz mezar olsaydım?

    Şu yangında har olsaydım...
    Ağlayıp bizar olsaydım...
    Belki yaslanırdın bana,
    Mahpusta duvar olsaydım...

    Şu bozkırda han olsaydım,
    Yıkık perişan olsaydım...
    Yine sever miydin beni,
    Simsiyah duman olsaydım?

    Şu yarada kan olsaydım,
    Dökülüp ziyan olsaydım...
    Bu dünyada yerim yokmuş,
    Keşke bir yalan olsaydım!

    17 February

    ...

    BİR GÜN BENİ SEVEBİLİR MİSİN?

    SANA ELLERİMİ UZATTIĞIMDA AVUÇLARINA ALIP,

    SIMSICAK NEFESİNLE KÜÇÜCÜK BİR ÖPÜCÜK KONDURUR MUSUN ELLERİME?

    YÜREĞİNDE BANA YER VERİR MİSİN?

    BAŞIMI OMUZUNA KOYDUĞUMDA OKŞAR MISIN ILIK NEFESİNLE SAÇLARIMI?

    FISILDAR MISIN KULAĞIMA SEVGİNİ?

    KÜÇÜCÜK BİR ÖPÜCÜK KONDURUR MUSUN DUDAKLARIMA?

    GÖZLERİME BAKAR MISIN SEVGİYLE?

    BENİ SEV EY YABANCI!DALGALARIN KAYALARI SEVMESİ GİBİ...

    HOYRAT RÜZGARIN AĞAÇLARI,GÜNEŞİN TOPRAĞI SEVMESİ GİBİ...

    YAĞMURUN BİTKİLERİ SEVMESİ GİBİ;

    SEN DE BENİ DELİCESİNE SEV YABANCII!